25 Nisan Dünya Sıtma Günü
16 Nisan 2026

Sıtma hastalığının önlenmesi ve kontrolüne yönelik gösterilen çabalara dikkat çekmek, hastalığa bağlı ölümleri azaltmak için yatırımların sürdürülmesini sağlamak amacıyla Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün en üst karar alma organı olan Dünya Sağlık Asamblesi’nin 14-23 Mayıs 2007 tarihinde gerçekleştirilen toplantısında 25 Nisan, “Dünya Sıtma Günü” olarak kabul edilmiştir. Bu kapsamda her yıl DSÖ tarafından belirlenen tema çerçevesinde aktiviteler düzenlenmektedir. 2026 yılı için “Sıtmayı Sonlandırmaya Kararlıyız: Şimdi Yapabiliriz, Şimdi Yapmalıyız” teması belirlenmiştir.

Sıtma, hastalığa sebep olan Plasmodium cinsi parazitleri taşıyan dişi Anofel türü sivrisineklerin kan emmesi esnasında insanlara bulaşan hayatı tehdit eden bir hastalıktır. İnsanlarda hastalığa sebep olan 5 Plasmodium türü bulunmakla beraber Plasmodium falciparum ve Plasmodium vivax türleri en büyük riski oluşturan türlerdir.

Dünya nüfusunun yaklaşık yarısı sıtma hastalığına yakalanma riski altında yaşamaktadır. Hastalık, özellikle Sahra-altı Afrika’da yaygın olmakla beraber DSÖ’nün Güney-Doğu Asya, Doğu Akdeniz, Batı Pasifik bölgelerinde ve Amerika kıtasında da görülmektedir.

DSÖ, 2024 yılı raporunda dünya genelinde 83 sıtma endemik ülkede 263 milyon sıtma vakası olduğunu ve bunlardan 597.000’nin hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini tahmin etmektedir. Bu vakaların %94’ü, ölümlerin ise %95’i Afrika kıtasında yer alan ülkelerde görülmüştür.

Sıtma; yüksek ateş, baş ağrısı, üşüme ve titreme ile karakterize bir hastalıktır. İlk belirtiler genellikle parazit taşıyan sivrisineğin sokmasından 10-15 gün sonra ortaya çıkar. Sıtma önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Hastalık tanısının erken konarak tedaviye gecikmeden başlanması hayat kurtarıcıdır. Özellikle Plasmodium falciparum türü sıtmada tedaviye 24 saat içinde başlanmazsa hastalık şiddetlenerek ölüme yol açabilir.

Özellikle hamile kadınlar, bebekler, 5 yaş altındaki çocuklar, mülteciler, göçmenler ve ülke içinde yerinden edilmiş kişiler risk altındadır. Afrika kıtasında 2023 yılında görülen sıtma ölümlerinin %76’sı 5 yaş altındaki çocuklarda görülmüştür. İklim değişikliği ve hastalığın yaygın görüldüğü ülkelerde doğal afetler ve çatışmalar nedeniyle yer değiştiren kişiler hastalığa karşı daha duyarlı hale gelmiştir. Risk gruplarında sıtmanın önlenmesi, tanı ve tedavisindeki aksaklıklar dünyadan sıtmanın yok edilmesindeki ilerlemeleri engellemektedir.

Ülkemizde Bakanlığımız tarafından yürütülen başarılı çalışmalar sonucunda yerli sıtma bulaşı sona ermiş olup yerli sıtma vakası görülmemektedir. Ancak sıtmanın yaygın görüldüğü ülkelerden gelenlerde veya bu ülkelere seyahat edenlerde sıtma hastalığı tespit edilebilmektedir. Sıtma hastalarının tedavisinde kullanılan ilaçlar Halk Sağlığı Genel Müdürlüğümüz tarafından temin edilerek hastalara ücretsiz olarak verilmektedir.

Son yıllarda yüzyılı aşkın bir süredir devam eden sıtma aşısı bulma çalışmalarında önemli gelişmeler olmuştur. DSÖ, 06 Ekim 2021 tarihinde resmi bir açıklama ile ilk sıtma aşısının geliştirildiğini duyurmuştur. Pilot olarak 2019’dan beri Gana, Kenya ve Malavi’de uygulanan ilk sıtma aşısı RTS,S/AS01 (RTS,S)’in geliştirilmesi 30 yıldan fazla sürmüştür. Pilot uygulamalardan elde edilen veriler aşının tüm nedenlere bağlı çocukluk çağı ölümlerinde %13 düşüş sağladığını göstermektedir. Yaklaşık 2,3 milyondan fazla sayıda kişiye uygulanan aşının güvenli, etkin ve maliyet etkin olduğu belirtilmektedir.

R21/Matrix-M (R21), DSÖ tarafından 21 Aralık 2023 tarihinde ön yeterlilik verilen ikinci sıtma aşısı olmuştur. R21, Oxford Üniversitesi tarafından geliştirilmiş olup Serum Institute of India tarafından üretilmektedir. Ancak hali hazırda tüm toplum ve kişilere yönelik kullanıma hazır bir sıtma aşısı bulunmamaktadır.

Yurtdışına seyahat edecek kişilerin 444 77 34 danışma hattı aranarak ve https://www.seyahatsagligi.gov.tr/site/sitma# adresi ziyaret edilerek sıtma görülen ülkeler ile bu ülkelere seyahat öncesinde ve seyahat esnasında yapılacaklar konusunda bilgi alınabilmektedir.