15 Eylül Dünya Lenfoma Kanseri Farkındalık Günü
08 Eylül 2026

Lenfatik sistem, bağışıklık sisteminin önemli bir parçasıdır ve vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasında rol oynar. Lenf düğümleri, dalak, timüs bezi, kemik iliği ve lenfatik damarlar ile diğer lenfoid dokulardan oluşan bu sistemde yer alan lenfosit adı verilen beyaz kan hücrelerinden gelişen kötü huylu hastalıklara lenfoma denir.

Lenfomalar temel olarak iki ana gruba ayrılır:

•          Hodgkin Lenfoma (HL)

•          Hodgkin Dışı Lenfoma (Non-Hodgkin Lenfoma / NHL)

Lenfomalar, hücre kökenleri, alt tipleri ve klinik seyirleri açısından oldukça geniş bir hastalık grubudur. Çok sayıda alt tipi bulunan lenfomalarda hastalığın türüne ve özelliklerine göre tedavi yaklaşımı değişmektedir.

Epidemiyoloji

Türkiye’de her yıl yaklaşık 7.300 kişiye lenfoma tanısı konulmaktadır. Non-Hodgkin lenfomalar, erkeklerde en sık görülen kanserler arasında 8. sırada, kadınlarda ise 9. sırada yer almaktadır.

Lenfomalar yalnızca yetişkinlerde değil, çocuk ve gençlerde de görülebilmektedir. Çocukluk çağı kanserleri arasında lenfomalar üçüncü sırada yer almakta ve 0-19 yaş grubunda Hodgkin lenfoma her iki cinsiyette de en sık görülen kanserler arasında ilk beş içerisinde bulunmaktadır.

Lenfomanın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı faktörlerin hastalık riskini artırdığı bilinmektedir. Bu faktörler lenfomanın alt tipine göre değişebilmekle birlikte başlıcaları şunlardır:

•          Yaş: Vakaların çoğu 50 yaş ve üstü bireylerde görülür. Lenfoma riski yaşla birlikte artmakla birlikte, bazı alt tipler genç yaşlarda daha sık görülebilir.

•          Cinsiyet: Non-Hodgkin lenfomalar genel olarak erkeklerde daha sık görülürken, bazı alt tipler kadınlarda daha sık görülebilir.

•          Aile öyküsü: Birinci derece akrabalarında lenfoma bulunan kişilerde risk artabilir.

•          Bağışıklık sisteminin zayıflaması: HIV enfeksiyonu, doğuştan bağışıklık sistemi bozuklukları ve bağışıklık sistemini baskılayan tedaviler bazı lenfoma türlerinin riskini artırabilir.

•          Otoimmün hastalıklar: Romatoid artrit ve Sjögren sendromu gibi bazı otoimmün hastalıklar belirli lenfoma alt tipleriyle ilişkilidir.

•          Bazı enfeksiyonlar: Epstein-Barr virüsü (EBV), HIV, insan T-hücreli lösemi virüsü tip 1 (HTLV-1), Hepatit C virüsü ve Helicobacter pylori gibi bazı enfeksiyonlar belirli lenfoma alt tipleriyle ilişkilidir.

•          Bazı kimyasal maddelere maruziyet: Benzen ve bazı tarım ilaçları gibi kimyasal maddelerle ilişkili bulunmaktadır.

•          Fazla kilo ve obezite: Bazı çalışmalar fazla kilo ve obezitenin Non-Hodgkin lenfoma riskiyle ilişkili olabileceğini göstermektedir.

Belirtiler:

Lenfomanın en sık görülen belirtisi; boyun, koltuk altı veya kasık bölgesinde ortaya çıkan, genellikle ağrısız lenf bezi şişlikleridir. Bunun yanında açıklanamayan ateş, gece terlemesi, istemsiz kilo kaybı, halsizlik, kaşıntı ve bazı durumlarda öksürük veya nefes darlığı görülebilir. Belirtiler, lenfomanın türüne ve vücudun etkilenen bölgesine göre değişebilir.

Diğer belirtiler:

•          Nedeni bilinmeyen ateş

•          Gece terlemeleri

•          Açıklanamayan kilo kaybı

•          Sürekli yorgunluk ve halsizlik

•          Deride kaşıntı

•          Nefes darlığı veya öksürük

•          Karın şişliği veya rahatsızlık

•          Sık enfeksiyon geçirme

Bu belirtiler başka hastalıklarla da ilişkili olabileceğinden, tanı yalnızca hekim tarafından konulabilir.

Erken Teşhis ve Tarama

Lenfoma için kabul edilmiş bir toplum tabanlı tarama yöntemi bulunmamaktadır. Bu nedenle kişilerin belirtileri bilmesi ve fark ettiklerinde sağlık kuruluşuna başvurması önemlidir.

Tanı Yöntemleri

•          Ayrıntılı öykü ve fizik muayene

•          Lenf nodu biyopsisi (kesin tanı için altın standart)

•          Kemik iliği biyopsisi

•          Kan sayımı, biyokimyasal testler

•          Görüntüleme yöntemleri (PET-CT, MRI, X-ray)

Tedavi Yaklaşımları

Hastalığın türü, alt tipi, evresi ve hastanın genel sağlık durumuna göre tedavi yaklaşımı değişir. Tedavide kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler kullanılabilir. Uygun hastalarda kök hücre nakli de tedavi seçenekleri arasında yer alır. Cerrahi tedavi ise bazı özel durumlarda uygulanabilir.

•          Kemoterapi

•          Radyoterapi

•          Biyolojik tedaviler (monoklonal antikorlar)

•          Hedefe yönelik tedaviler

•          Kök hücre nakli (uygun hastalarda)

•          Cerrahi, sadece tanısal amaçlarla veya özel durumlarda uygulanır.

Temel Mesajlar:

•          Vücudunuzda olağan dışı bir değişiklik fark ettiğinizde, beklemeyin!

•          Süreklilik gösteren şikâyetleriniz varsa sağlık kuruluşuna başvurun!

•          Fark ettiğiniz bulgular her zaman kansere işaret etmeyebilir; ancak değerlendirilmesi önemlidir!

•          Lenfomanın erken tanı ve tedavisi, hastalığın türü ve evresine göre tedavi başarısını olumlu yönde etkileyebilir.!

“Kanserde Erken Teşhis Hayat Kurtarır”

“Fark Et, Harekete Geç”

“Vücudunu Dinle, Şüpheli Durumu İhmal Etme”