Meme Kanseri Nedir?
Meme kanseri, dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması sonucunda gelişen meme kanseri, çoğunlukla süt kanallarında (duktuslar) veya süt üreten bezlerde (lobüller) ortaya çıkmaktadır.
Meme kanseri erken evrelerde herhangi bir belirti vermeden gelişebilir. Hastalık ilerledikçe çevre dokulara ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon kadına meme kanseri tanısı konulmuş, aynı yıl itibarıyla yaklaşık 8,2 milyon kadının son beş yıl içerisinde meme kanseri tanısı almış olarak hastalıkla yaşadığı tahmin edilmektedir. Ülkemizde de her yıl yaklaşık 32 bin kadına meme kanseri tanısı konulmaktadır. Yaşam boyu meme kanserine yakalanma riskinin yaklaşık her 16 kadından birinde olduğu tahmin edilmektedir.
Bu veriler, meme kanserinin kadın ve toplum sağlığı açısından önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu göstermektedir. Ancak meme kanserinin erken evrede tespit edilmesi, tedavi başarısını artırmakta ve hastalığa bağlı olumsuz sonuçların azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Bu nedenle meme kanseri erken teşhis ve bilinçlendirme yoluyla etkili şekilde mücadele edilmesi gereken bir halk sağlığı sorunudur.
Meme Kanserinin Belirtileri Nelerdir?
Meme kanseri erken dönemde herhangi bir belirti vermeyebilir. Bu nedenle kişinin kendini sağlıklı hissetmesi veya herhangi bir şikâyetinin bulunmaması, meme kanseri olmadığı anlamına gelmez. Bu nedenle tarama büyük önem taşımaktadır.
Meme kanserinin en sık görülen belirtilerinden biri, memede genellikle ağrısız, zamanla büyüyebilen bir kitlenin ele gelmesidir.
Bunun dışında aşağıdaki belirtiler de meme kanserinin habercisi olabilir:
• Memede veya koltuk altında ele gelen kitle ya da şişlik,
• Memenin şekil veya boyutunda belirgin değişiklik,
• Meme cildinde kalınlaşma, kızarıklık veya portakal kabuğu görünümü,
• Meme ucunda içe çekilme veya çöküntü,
• Meme ucunda kabuklanma veya ciltte çekilme,
• Meme başından, özellikle kendiliğinden gelen kanlı akıntı,
• Koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde şişlik ya da kitle.
Bu tür belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşa başvurulmalıdır.
Meme Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir?
Meme kanseri, genetik, hormonal, biyolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle gelişebilen bir hastalıktır. Bazı risk faktörleri değiştirilemezken, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesiyle bazı risklerin azaltılması mümkündür.
Meme kanseri gelişme riskini artırabilen başlıca faktörler şunlardır:
• İleri yaş,
• Ailede meme kanseri öyküsünün bulunması,
• BRCA1 ve BRCA2 gibi meme kanseriyle ilişkili genlerde kalıtsal değişikliklerin bulunması,
• Erken yaşta adet görmeye başlamak ve geç yaşta menopoza girmek,
• Hiç doğum yapmamış olmak veya ilk doğumu ileri yaşta yapmak,
• Hiç emzirmemiş olmak,
• Menopoz sonrası hormon tedavisi kullanmak,
• Yoğun meme dokusuna sahip olmak,
• Özellikle menopoz sonrası dönemde fazla kilolu veya obez olmak
• Yetersiz fiziksel aktivite,
• Alkol kullanımı,
• Tütün ve tütün ürünleri kullanımı,
Risk faktörlerinin bir kısmı değiştirilemez. Bununla birlikte düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı ve dengeli beslenme, sağlıklı vücut ağırlığının korunması, tütün ve tütün ürünlerinden uzak durulması ve alkol kullanılmaması meme kanseri riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir.
Meme Kanserinde Erken Teşhisin Önemi
Meme kanseriyle mücadelede erken tanı büyük önem taşımaktadır. Hastalığın erken evrede, henüz meme dokusuyla sınırlıyken tespit edilmesi; tedavi seçeneklerinin artmasına, tedavi başarısının yükselmesine ve hastalığa bağlı olumsuz sonuçların azaltılmasına katkı sağlamaktadır.
Bakanlığımız tarafından yürütülen Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında, meme kanserinin erken evrede tespit edilmesi amacıyla belirlenen yaş grubundaki kadınlara ücretsiz tarama hizmeti sunulmaktadır. Tarama programlarının yaygınlaştırılması ve toplumun bu hizmetlere katılımının artırılması, meme kanserinin erken dönemde yakalanmasına ve tedavi süreçlerinin daha erken başlatılmasına katkı sağlamaktadır.
Meme Kanserinde Erken Tanı ve Ücretsiz Tarama Hizmetleri
Bakanlığımız tarafından Ulusal Kanser Kontrol Programı kapsamında meme kanserinin erken dönemde tespit edilmesine yönelik tarama hizmetleri sunulmaktadır.
Meme kanseri taramaları birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında;
• Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM),
• Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM),
• Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM),
• Aile Sağlığı Merkezleri (ASM),
• Mobil Kanser Tarama Araçları
aracılığıyla ücretsiz olarak gerçekleştirilmektedir.
Ulusal Meme Kanseri Tarama Standartları
• 20 yaşından itibaren: Kadınların kendi kendine meme muayenelerini yapmaları, memelerinde meydana gelebilecek değişikliklerin farkında olmaları ve olağan dışı bir değişiklik fark etmeleri durumunda sağlık kuruluşuna başvurmaları önerilmektedir.
• 20 yaşından itibaren: Yılda bir klinik meme muayenesi yapılması önerilmektedir.
• 40–69 yaş arası: Yılda bir klinik meme muayenesi ve iki yılda bir mamografi yapılması önerilmektedir.
Meme kanseri taraması, herhangi bir şikâyeti olmayan kadınlarda hastalığı erken dönemde tespit etmek amacıyla yapılır. Tarama yaş grubundaysanız belirtilerin ortaya çıkmasını beklemeden ücretsiz tarama hizmetlerinden yararlanın. Memede veya meme çevresinde yeni ve olağan dışı bir değişiklik fark ederseniz, tarama zamanını beklemeden bir sağlık kuruluşuna başvurun.
Meme Kanserinde Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Meme kanseri, her hastada farklı özellikler gösterebilen bir hastalıktır. Bu nedenle tedavi planı; hastalığın türü ve evresi, tümörün biyolojik ve moleküler özellikleri, hormon reseptör durumu, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu gibi birçok faktör birlikte değerlendirilerek oluşturulur.
Meme kanserinde başlıca tedavi yöntemleri şunlardır:
• Cerrahi tedavi
• Kemoterapi (ilaç tedavisi
• Radyoterapi (ışın tedavisi)
• Hormon tedavisi
• Hedefe yönelik tedaviler
• İmmünoterapi
Tedavi yöntemi ve tedavilerin hangi sırayla veya birlikte uygulanacağı, her hastanın özelliklerine göre belirlenir. Erken evrede tespit edilen meme kanserinde tedavi başarısı ve sağkalım sonuçları ileri evre hastalığa göre daha olumludur. Bu nedenle meme kanserinin erken dönemde tespit edilmesi, tedaviye zamanında başlanması ve hastalığın ilerlemesinin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Kanserde Erken Tanı Hayat Kurtarır
Meme kanseriyle mücadelede toplumun bilinçlendirilmesi ve kadınların yaşlarına uygun tarama programlarına katılımının artırılması önemli bir halk sağlığı hedefidir. Meme kanseri taraması, hastalık henüz belirti vermeden tespit edilmesine olanak sağlayarak erken tanıya katkıda bulunur.
Bu nedenle kadınların belirtilerin ortaya çıkmasını beklemeden yaşlarına uygun taramalarını zamanında yaptırmaları önemlidir. 40–69 yaş arasındaki kadınlar, iki yılda bir mamografi taramasından ücretsiz olarak yararlanabilmektedir.
Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı vesilesiyle tüm kadınları sağlıklarını ertelememeye, yaş gruplarına uygun tarama programlarına zamanında katılmaya ve fark ettikleri olağan dışı değişiklikleri gecikmeden sağlık kuruluşlarına başvurmaya davet ediyoruz. Ekim ayı boyunca yürütülen farkındalık kampanyaları, kadınları tarama programlarına yönlendirmek ve risk faktörleri hakkında bilgi vermek açısından büyük önem taşımaktadır.
“Vakit kaybetme, taramanı erteleme.”
“Farkında ol, erken tanı ile güçlü ol”
“Kanserde erken teşhis, hayat kurtarır”